Değerler Eğitiminde Öğretmenin Rolü

değerlereğitimi

Okullarda değerler eğitiminin gerekliliği ve kapsamı konularına yer verdikten sonra, bu konuda öğretmenlerin görev ve sorumluluğuna değinmeden geçmek bu bölümün eksik kalması anlamına gelir. Çünkü pek çok araştırmacı ve eğitimci öğretmenlerin değerler öğretimindeki fonksiyonunu önemle vurgulamıştır. Akbaş’ın ifade ettiğine göre, insan hayatının bir parçası olan okullarda, öğretmenler öğrencilere sadece öğretim programlarında yer alan bilgileri öğretmekle kalmaz; bunların yanı sıra neyin doğru, neyin iyi, neyin güzel olduğunu da öğretir. Öğretmen sınıf içinde sadece dersin konularını anlatıp geçen bir kişi değil; öğrencilerinin karşısında karakteriyle, benliğiyle dimdik duran kişidir. Bu sebeple öğretmen mesleğine hem aklını hem de gönlünü vermelidir.

      Değerler eğitiminin başarıya ulaşmasında temel unsurlardan biri öğretmenin rolüdür. Bütün öğretmenlerin sorumluluğu altında olan öğrencilerinin davranışlarını denetlemesi ve kontrol etmesi gerekir. Sınıfta iyi ile kötünün ayrımını yapmayı öğrenciye göstermek öğretmenin görevidir. Öğretmen bunu örnekler vererek, öğrencinin davranışını onaylayıp onaylamadığını işaret ederek ve gerekçelerini açıklayarak yapması sorumluluğu dâhilindedir. Ayrıca bu durumu destekleyen pek çok araştırma mevcuttur.  Yetişkin insanların yüzde 78’i öğretmenlerin öğrenciler için iyi bir örnek olduğunu düşünmektedir.

      Bu konuda önemli olan hususlardan biri de öğretmenlerin nasıl bir sosyalleşme ve kültürlenmeiçerisinde olduğudur. Öğretmenlerin öğrenciler için bir rol-model olduğu bilinen bir gerçekliktir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan bütün ilköğretim ve ortaöğretim okullarının birer değer ve kültür organizasyonu olduğu göz önüne alındığında, öğretmenlerin okulların benimseyeceği değerlerin belirlenmesindeki önemi ihmal edilemeyecek kadar büyüktür.

      Öğretmenler çocukların davranışlarını liderlik yoluyla şekillendirir. Öğretmenlerin sahip oldukları konum nedeniyle benimsemiş oldukları değerler sisteminin önemi büyüktür. Öğretmenler öğrencilere sınıf içerisinde bir şeyler öğretse de aslında öğretmenlerin rolleri tüm okulu kapsamaktadır. Bundan dolayı öğretmenlerin öğrencilere değer vermesi ve onları bir birey olarak değerlendirmesi gerekir. Öğretmenler öğrencilerin bireysel ve kültürel farklılıklarının ve ilgilerinin farkında olarak, öğrencilerin maksimum seviyede öğrenmeleri ve gelişmeleri içim mücadele etmelidir. Benzer şekilde öğrencilerine hangi değerleri ve davranışları öğretmek istiyorsa onları kendi eylemleriyle göstermelidir. Yapılan pek çok araştırma da öğretmenlerin değerlerin öğrenci davranışlarını etkilediğini tespit etmiştir.

     Öğrenciler güvenli, sevgi dolu, kararlı ve üzerlerine titreyen bir çevrede huzur ve mutluluğa sahip olur. Böyle bir ortamın sağlanmasında öğretmen hayati bir konuma sahiptir. Tüm çocukların ortak paydası; öğütlere kulaklarını kaparken gözlerini örneklere açmasıdır .  Bundan dolayı öğretmenlerin değer öğretiminde başarılı olması tanımlanmış değerlere sahip olup bunları davranışlarına yansıtması ile mümkün olur. Öğretmen iyi bir model olduğu zaman okulda, sınıfta öğretim sürecinde ve toplum içerisinde yol gösterici ve yönlendirici olabilir. Öğrenciler çoğunlukla öğretmenlerinin hayran oldukları özelliklerinden etkilenirler. Bu özellikler hoşgörü, adalet, saygı, cömertlik, nezaket, özgürlük, öğrencilerin ihtiyaçlarına duyarlılık gibi özellikleri içerir.

      Aktepe ve Yel de aynı şekilde öğretmenlerin hem okul içinde hem de okul dışında öğrencilere iyi bir model olmasının zorunluluğunu ortaya koymuştur. Öğretmenlerin hangi değerlere sahip olduğu önemlidir. Çünkü okuldaki eğitim-öğretim sürecinde öğrencilere hem bilgi ve becerileri öğretir hem de değer yargılarını aktarır. Veugelers’e göre öğrencilere değerleri analiz etme ve iletişim kurma becerisini öğretirken öğrencilere değerlerin belli yapılar olduğunu göstermek gerekir ki böylece belli değerleri seçebilsinler. Öğretmen öğrencilere önemli bulduğu değerleri aktarırken tarafsız pozisyonunda olmaktan kaçınmalıdır, açık ve net olmalıdır. Değerler konusunda tarafsız olmak, bir evredir ancak; aslında hiçbir öğretmen bunu başaramaz. Çünkü öğretmenler kendi derslerindeki değerleri mutlaka ifade edeceklerdir. Değerler eğitimim şu iki özel durumun birleşimidir; öğrencilere kendi değerlerini geliştirme becerilerinin öğretilmesi ve öğretmenlerin sosyo-kültürel davranışlarını belirleyen kendi değerlerini teşvik etmesi. Aktepe ve Yel öğretmenlerin değer yargılarını tespit etmek için ilköğretimde çalışan öğretmenler üzerinde bir çalışma yapmıştır. Çalışmada öğretmenlerin en çok toplumsal adalet, dürüst olmak, ulusal güvenlik, aileye değer vermek, gerçek arkadaşlık, sağlıklı olmak, sorumluluk sahibi olmak ve eşitlik gibi değerleri tercih ederlerken en az ise dünya islerinden el ayak çekmek, zengin olmak, otorite sahibi olmak, hırslı olmak, sosyal güç sahibi olmak, heyecanlı bir yaşantı sahibi olmak, itaatkâr olmak ve istek ve arzularının doyurulması anlamına gelen zevk gibi değerleri tercih ettiklerini tespit etmiştir.

      Öğretmenlerin sözleri ile eylemleri birbiri ile tutarlı olmalıdır. Örneğin öğretmen hoşgörüden söz ediyor ancak öğrencilerin fikirlerine saygı duymuyorsa ya da eşitlikten söz edip öğrencileri arasında ayrım yapıyorsa böyle bir ortamda öğrencilerin değerleri kazanma ihtimali düşüktür. Bu açıdan öncelikle öğretmenin kendisinin değerleri içselleştirmiş olması gerekir. Öğretmen öğretmesi istenen değerleri benimsememişse ya da nasıl öğreteceğini bilmiyorsa; öğrencilere değerleri öğretemediği gibi öğrencilerin mevcut değerlerini körelmesine ve hatta yok olmasına neden olabilir.

Lickona  sınıfta kapsamlı bir değer öğretiminin gerçekleşebilmesi için öğretmenlerin şu ilkelere başvurabileceğini ifade etmiştir:

1.Öğretmen model ve yetiştirici olmayı kendine gerçekten vazife edinmelidir.

2.Sınıfta ahlaki bir topluluk yaratmalıdır.

3.Öğretmen sorumluluklar vererek disiplini elinde tutmalıdır.

4.Demokratik bir sınıf atmosferi oluşturmalıdır.

5.Eğitim programları aracılığıyla değer öğretimi yapılmalıdır.

6.İşbirlikçi öğrenme yöntemine başvurmalıdır.

7.Ahlaki yansıtmaları için öğrencileri desteklemelidir.

8.Anlaşmazlıkların nasıl çözümlenmesi gerektiğini öğretmelidir.

9.Sınıf dışında da hızlı gelişim için olumlu modeller kullanılmalıdır.

10.Okulda olumlu bir ahlaki kültür yaşatılmalıdır.

11.Velilerle iyi ilişkiler kurmalıdır.

Ryan öğretmenin değerleri öğretirken öğrencileri motive ederek harekete geçirmesi gerektiğini ve öğrencilere rehberlik ve danışmanlık yapması gerektiğini ifade etmiştir. Başarılı bir şekilde rehberlik edebilmesi içinse öğrencileri yapabileceklerine dair cesaretlendirmeli ve öğrencilerin ilgilerinin farkında olmalıdır. Öğretmen kendi değerlerini tatbik ederek, alışkanlık haline getirerek bunları öğrencilerle ve veli ile iletişimine aksettirmelidir. Kısaca öğretmen meleğine, okula, öğrencilerine ilgi gösterip kendini mesleği ile bütünleştirmelidir.

Değerler eğitimi verimli ve profesyonel bir şekilde yürütüldüğünde bireylerin gelişimine pozitif yönde katkı sağlar. Ancak yanlış ve tutarsız bir eğitim süreci yürütmek uyumsuzluk ve sorun kaynağı olabilir.

Bülent Dilmaç ve Zeynep Şimşir