Hocalar keffareti kocaya niçin kayıtsız şartsız vacip kıldılar da unutan ve zorlanan kadından onu düşürdüler? | Ansiklopedi

Hocalar keffareti kocaya niçin kayıtsız şartsız vacip kıldılar da unutan ve zorlanan kadından onu düşürdüler?

allah muhammed din iman

Bu meselede pek çok ihtilaf vardır. Ahmed İbn Hanbel’in mezhebinde meşhur olan görüşe göre unutarak cima eden erkeğe kasten cima edene olduğu gibi hem kaza hem keffaret gerekir. İmam Malik de bu görüştedir. İmam Ahmed’den gelen diğer bir rivayete göre unutarak cima eden erkeğe keffaret gerekmez. İbn Batta bu görüşü tercih etmiştir. Ahmed’den gelen bir rivayete göre unutarak cima eden erkeğe kaza da gerekmez. elAcurri ve Şeyh Takıyyuddin bunu tercih etmiştir. Ebu Hanife ve Şafi’i’nin görüşü de budur. Ahmed İbn Hanbel’in mezhebinde meşhur olan görüşe göre zorlanan kimse, isteyerek yapan kimse gibidir. O bu konuda Ebu Hanife ve Şafiî’ye uymuştur. Ahmed İbn Hanbel’den gelen başka bir rivayete göre ise zorlanan kimseye kazada gerekmez, keffaret de gerekmez.

Cimaya gönüllü katılan kadının orucu bozulur. Ahmed’den gelen iki rivayetten birine göre cimaya gönüllü katılan kadına keffaret gerekir. Ebu Hanife ve Malik de aynı görüştedir. Ahmed’den gelen diğer rivayete göre ona keffaret gerekmez. Şafiî de bu görüştedir.

Zor ve tehdit altında cima edenin orucunun bozulması konusunda Ahmed İbn Hanbel’den iki rivayet vardır. Bu rivayetlerden birisine göre orucu bozulur. Ebu Hanife ve Malik de bu görüştedir. Diğer rivayete göre orucu bozulmaz. Şafiî’nin iki görüşünden birisi de budur. Ahmed zor ve tehdit altında cima eden kadının orucu bozulur derken ona keffaret gerekmediğine hükmetmiştir. Müçtehitlerin çoğunluğunun görüşü budur.

Unutarak cima eden kadına keffaret gerekip gerekmediği konusunda iki görüş vardır. Bu görüşlerden birine göre unutarak cima eden kadın tıpkı unutarak cima eden erkek gibidir. elKadi’nin zikrettiği budur ve Hanbeli mezhebinde bu görüş meşhurdur. Bu, cumhurun da görüşü olup, unutarak cima eden kadına keffaret yoktur.

Bu konuda erkekle kadın arasındaki farkın bir izahı olarak zikrettiğiniz elKafi’nin ibaresinde şöyle geçmektedir: “Çünkü o cinsel ilişki ile ilgili mali bir haktır sözü” şu anlama gelir: Keffaret cinsel ilişki sebebiyle malda vacip olan bir haktır. “Cinsinin içinden” sözünün anlamı ise şudur: Keffaret sadece cinsel ilişkiden dolayı gerekli olur, yoksa zevk almanın türlerinden olup cinsel ilişki kapsamına giren öpmek ve dokunmak gibi şeylerden dolayı keffaret gerekmez veya cinsiyle kastedilen şey yemek ve içmek gibi orucu bozucu şeylerin cinsidir.