Hz Muhammed’in evrenselliği nedir? Peygamberlik evrensel midir? Hz Muhammed herkesin mi peygamberi?

sahabe ashab fetih isyan köle

Muhammed aleyhisselâmın peygamberliğine iman etmenin kapsamı içinde yer alan unsurlardan biri, onun evrensel bir peygamber oluşudur. Bu konuda Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın gönderdiği elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, hayat veren ve dirilten O’dur. Öyle ise Allah’a ve ümmî bir peygamber olan elçisine -ki o, Allah’a ve O’nun vahiylerine gönülden bağlı olan biridir- iman edin ve ona tâbi olun ki bu sayede hidayete eresiniz.”

Kur’ân-ı Kerim’de bundan başka, yer küresinde insan ve cin türü var olduğu süre boyunca son peygambere ait hitap ve mesajların bütün mükelleflere yönelik olduğuna dair birçok beyan yer almıştır.

Muhammed aleyhisselâmın evrensel bir peygamber olduğu hadislerde de açıkça belirtilmiştir. Nitekim o, önceki peygamberlere verilmeyen ve yalnızca kendisine verilen beş özellikten birini, bütün insanlara gönderilmiş bir peygamber olmasının teşkil ettiğini açıklamıştır. Komşu ülkelerin devlet başkanlarına yazdığı mektuplar vasıtasıyla bütün insanları Allah’ın dinine iman etmeye davet etmiştir.

Resûl-i Ekrem’in vefatından kısa bir süre önce (milâdî 632) ifa ettiği Vedâ haccında yüz yirmi bini aşkın sahâbîye hitap ederken defalarca kullandığı “ey insanlar!” çağrısı, nübüvvetinin evrenselliğine ilşkin açık bir delil oluşturur. O, bu hitabesinin baş taraflarında “Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin.” demiş ve hutbesini şöyle bitirmiştir: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a üstünlüğü olmadığı gibi kızıl tenlinin siyaha, siyahın da kızıl tenliye bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâdadır. Allah nezdinde en değerliniz O’nun buyruklarına aykırı davranmaktan en çok sakınanınızdır.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?” Ashâb-ı kirâm şöyle cevap verdiler: “Allah elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye tanıklık ederiz.” Resûl-i Ekrem şehadet parmağını yukarı kaldırarak, sonra da insanlara doğru yönelterek şöyle buyurdu: “Şahit ol yâ rab! Şahit ol yâ rab! Şahit ol yâ rab!”