Hz Muhammed’in mucizeleri neler? İslam’da mucize var mı? Peygamberlerin mucizeleri neler?”

cihad islam tasavvuf sufi cemiyet

Kuran’da, Allah tarafından peygamberlere verilen mucizelerden bahseden birçok ayet bulunur. Dolayısıyla mucize, Allah tarafından yaratılmış gerçektir ve gerçekleşmiştir. Buna rağmen Peygamberimiz Hz. Muhammed’e Kuran dışında verilen bir mucize yoktur. Bunca açık Kuran ayetine ve Kuran ayetleri ile yetinmeyenler için o ayetlere uygun bazı rivayetlere rağmen yine de Peygamberimize birçok mucize isnat edildiği bilinmektedir.

Bir hadis rivayetinde Peygamberimizin şu şekilde söylediği iddia edilmiştir: “Her peygambere mutlaka insanların inanmakta olageldikleri şeyler cinsinden bir mucize verilmiştir. Ama bana verilen (mucize) ise vahiydir ve bunu bana Allah vahyetmiştir.” Peygamberimizin bu şekilde bir açıklama yapıp yapmadığından emin olmak mümkün olmasa da bu sözlerin Kuran ile uyumlu olduğu açıktır: Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır. (Ankebut 51)

Kuran’da açık bir şekilde Peygamberimiz ile birlikte daha önceki peygamberlere verilen türden bir mucize gösterilmediği bildirilmekte ve gerekçe olarak da daha öncekilerin bu mucizeleri yalanladıklarına dikkat çekilmektedir: Bizi, mucizeler göstermekten alıkoyan, daha öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. (İsra 59). Ayrıca inkârcıların Peygamberimizden mucize beklentisi içinde oldukları görülmektedir: İnkâr edenler: “Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilmeli değil miydi?” diyorlar. Unutma ki sen sadece bir uyarıcısın. Her kavim için bir uyarıcı (yol gösterici) olmuştur. (Rad 7)

Peygamberimize verilmiş tek mucize vardır o da, mucizelerin en büyüğü olan Kuran’dır. Çünkü Kuran, tüm zamanlara hitap eden, son ilahi kelamdır: Doğrusu, senden önce de elçiler göndermiş, onlara da eşler ve çocuklar vermiştik. Allah’ın izni olmaksızın bir peygamberin (kendiliğinden) bir mucize getirmesi olacak şey değildir; (kaldı ki) her dönemin, (kendine has) bir mesajı vardır. (Rad 38)

Buna rağmen hadislerde Peygamberimizin birçok mucizeler gösterdiği iddia edilmiştir: “Ay, Resulullah zamanında iki parçaya bölündü. Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine; ‘Şahit olun!’ buyurdu.” Bir başka rivayet şu şekildedir: “Biz Resulullah’ın mucizelerini bereket addederdik, siz ise onları bir korkutma vesilesi sayıyorsunuz. Biz Resulullah ile birlikte bir seferde bulunuyorduk. Suyumuz azaldı. ‘Bana (bir parça) artık su arayın!’ buyurdular, içerisinde azıcık su bulunan bir kap getirdiler. Aleyhissalatu vesselam elini içine soktu ve: ‘Haydi temiz, mübarek suya gelin. Bereket Allah Teâlâ Hazretlerindendir!’ buyurdular. Yemin olsun, suyun parmaklarının arasından kaynadığını gördüm. Vallahi biz, yenmekte olan taamın (yemeğin) tespihini işitirdik.”

Ancak görüldüğü gibi geleneksel din savunucuları apaçık ayetleri dikkate almadıkları gibi bizzat kendi itibar ettikleri hadis kaynaklarındaki hadisleri de işlerine geldiği kadar dikkate almakta, Peygamberimiz ile ilgili birçok mucize rivayetinde bulunmakta ve din adına üretilen şeyleri, işlerine geldiği gibi kabul etmektedirler. Peygamberimiz ile ilgili yapılan mucize anlatımlarının tamamı da sonradan uydurulmuş olaylardır. Ayetlerde, Peygamberimizin sadece Allah’tan aldığı ayetleri tebliğ ettiği ve Allah dilemedikçe beklenti içinde olanlara kendiliğinden herhangi bir ayet ve mucize getirmesinin mümkün olmadığı ifade edilir: Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir ayet (mucize) getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplardı. O halde cahillerden olma! (En’am 35)

Peygamberimizden sonra herhangi bir kişi ya da gruba Allah tarafından özel yetkiler ya da başkalarında olmayan nitelikler verilmesi söz konusu değildir. Artık Müslümanların sefalet, rezillik, tembellik ve birilerinin peşine, eteğine yapışarak kurtulacağına inanma hastalığı içinde süründüren kutsiyet, velâyet ve kerâmet gibi asılsız iddialardan kurtularak akıllarını kullanmaları, gerçeği görmeleri ve Allah’ın son ilahi mesajı ve mucizesi olan Kuran’a yönelmeleri gerekir. Aksi halde bu inanç ve kabullere sahip Müslümanlar, hikâyeler içinde kaybolup gidecek ve ahirette tekrar diriltilip hesaba çekilene kadar gerçeği göremeyeceklerdir. O saatten sonra görülen gerçek de insana bir fayda getirmeyecektir.