III. Selim’in Cülusu

Osmanlı Tarihi - Ottoman History

XVI. yüzyılın sonlarından itibaren kafes uygulamasına maruz kalan Osmanlı İmparatorluğu’nun şehzadeleri, bu dönemlerini verimli bir şekilde geçirmeye gayret etmiş ve aynı zamanda devlet işleriyle mümkün olduğunca alakadar olmaya çalışmışlardır. Bu şehzadelerden biri olan III. Selim de oldukça uzun bir dönemini kafeste geçirmiş bireysel anlamda kendini yetiştirmenin yanı sıra, çeşitli aracılarla Devleti Aliyye’ye dair gerekli bir takım bilgileri de edinmiştir. 1789 yılında Özi Kalesi’nin düşman eline geçmesine dayanamayan Sultan I. Abdülhamid’in, olayın verdiği üzüntüyle vefat etmesi şehzade Selim için değişimin başlangıcı olmuştur. Durum, Darüsseâde ağası İdris Ağa ve Silâhdar ağası Yahya Ağa tarafından Şimşirlik’teki harem dairesinde bulunan Selim III’e bildirilmiş ve Selim III Hırkai Şerif odasında, 11 Receb 1203 (7 Nisan 1789)’te muhteşem bir merasim ile Osmanlı tahtına cülus etmiştir.69 Söz konusu biat merasimi Cevdet Tarihi’nde ayrıntılı bir şekilde verilmiştir. Şöyle ki:

“Ak ağalar kapısı ki Bâbı Enderûndur, onun yanında Osmanlı tahtı kurulmuşdu. Önce Kaymakam Paşa, devletin emin kimseleri ve ricaliyle, Şeyhülislam Efendi âlimlere haber verdiğinden bütün biat edecekler de gelerek Ak Ağalar kapısından ta Bâbı Hümâyûn’a gelinceye kadar adam deryası olup ayak atacak boş bir yer kalmamışdı. Bu sırada Dâr’üs Saade Ağası ve Hazinedar Ağa ve müsahipler ve sair harem ağaları da Abdülhamid Han’ın na’şını Kızlar Kapısı’ndan çıkarıp Divan yeri denilen yere getirdiler. Hem gusül ile kefene sarılıp görüşe hazırlandı. Çünkü Sadaret makamında bulunanlarla Şeyhülislam’ların ilk önce biat etmeleri Osmanlı Devleti geleneğiydi. Kaymakam Salih Paşa ile Şeyhülislam Kâmil Efendi Akağalar kapısından girdiler. Ve Enderûnı Hümâyûn’a doğrulup huzurunda ayakda durarak ilk önce onlar biat merasimini yapdılar. Sonra Padişah huzurunda oldukları halde Dâr’üsSaade Ağası ile başka Enderun ağaları birer birer biat merasimini yaptıktan sonra Sultan Selim Han dışarıya çıkıp adı geçen tahtı hümâyûna oturunca önce nakibül eşraf Derviş Efendi gelip elini öperek dua ve biat merasimini yaptıktan sonra Divan’ın bir yanından yürüdü. Sonra Kaymakam, Şeyhülislam ve başka devlet vükelâsı, ulemâyı a’lâm ve bütün mansap sahipleri ‘aleyke avnullah’ sadasını gökdeki meleklere ulaşdırarak alınan tertiplere göre farz olan biat borçlarını ödeyip tebrik edip saadet dileği merasimini ifa ettikden sonra top şenlikleriyle Padişahın uğurla tahta geçişi ilan edildi.”

Ahmet Cevdet Paşa, III. Selim’in cülus merasimini bu şekilde anlattıktan sonra, Sultan Selim ve beraberindekilerin Abdulhamid Han’ın cenaze namazını kıldıklarını ve namazdan sonra kendisinin Haremi Hümâyûn’a geçtiğini belirtmektedir. Osmanlı Devleti’nde tahta geçen Padişahların, validelerini eski saraydan yeni saraya getirmeleri, Sultan III. Murad döneminden beri bir devlet geleneği haline gelmiştir. Padişahların görkemli cülus merasimlerinden sonra bir de valide sultanların yeni saraya getirilmesi merasimleri olurdu ki bunlara ‘Valide Alayı’ denilmiştir. III. Selim de tahta cülus ettikten sonra ilk işi uzun müddet ayrı kaldığı validesini eski saraydan yeni saraya getirmek olmuştur.

Selim’im cülusu, Cevdet Tarihi’nde anlatılmasının yanı sıra dönemin diğer birçok vakanüvisi tarafından da kendi kaynaklarında kaleme alınmıştır. Bunlardan biri olan ve aynı zamanda Ahmet Cevdet Paşa’nın da ana kaynaklarından birini teşkil eden Vakanüvis Sadullah Enverî Efendi’ye ait olan Enverî Tarihi’dir. Bu eserde III. Selim’in tahta cülusu şu şekilde anlatmıştır:

“Çün ki nübüvveti hilâfet ve evânı hükûmeti mülk ü millet ber mûcebi ‘ tû’ti’lmülke men teşâü ’ irâdei aliyyei cenâbı hâlikü’leşya ile evci saltanat mâhtâbânı burcı saâdet vârisi tahtı âlîbahtı Osmânî imâmei sübhai silkü’lleâi hâkânî a’nî şehzâdei pîrre’y ü civânbahtı şehriyârı Hüsrevgulâm ve Cemşîdmenkabet Sultân Selim Hân Dârâdürrbân b. EsSultân Mustafa Hân b. esSultân Ahmed Hân hazretlerine ber işâreti ‘ inna ce’alnake halifeten fi’larz ’ teveccüh etmeğin şehri Recebü’lmüreccebin on birinci [7 Nisan 1789Salı] ve mâhı Mart’ın yirmi birinci Salı günü kevâkibi mes’ûde yerlerinde mekîn ve rûzı firûzı şerefşems ile sa’dekîn olup hengâmı baharı ikbâle âgâz ve şükûfe vü ezhâr etrâf ü eknâfı âfâkî ıtrsâz eylediği evânı şerefiktirânda şeyhülislâmı benâm ve kaymakamı vâlâmakâm ve umûmen erkânı devlet ve huddâmı saltanat vâkıfı sâhai bâbü’ssaâdei devleti âşiyâna ve muntazırı kudûmı meyâminlüzûmı şâneleri iken ol servi hırâmân hadîkai hilâfet ve ol nevnihâl revhai hükûmet…”

şeklinde anlatılmaya devam edilmiştir. Sadullah Enverî Efendi aynı zamanda III. Selim’in cülusu için bir de beyt kaleme almış ve bu cülus için şöyle bir tarih düşmüştür:

Ref’ edip nâşid dûdı sitem söyledim târîhini

Müjdeler dünyaya ki Sultân Selim etdi cülûs

Şüheda Günçe

SAMER