Kuranda ve İslam’da nazar var mı? Nazar boncuğu günah mı? Nazardan nasıl korunur? Nazar değmesi nasıl olur?

islam hukuk kadın insan erkek çocuk kuran

Nazar; bakmak, görmek ve düşünmek gibi anlamlara gelmektedir. Halk arasında “nazar değmesi” olarak bilinen şey ise özenme, imrenme veya kıskançlıkla herhangi bir şeye bakan bir kimsenin, bakışlarıyla zarar verecek şekilde etkide bulunması anlamında “göz değmesi” “gözü kalması” gibi kabullere karşılık gelir. Kur’an’da hiçbir ayette bu şekilde karşılığı bulunmayan “nazar” inancı, halk arasında son derece yaygın olan ve tarih boyunca da pek çok inanç ve kültürde izlerine rastlanan bir inançtır. Nazara karşı korunmak için geçmişten günümüze kadar birçok uydurma inanç ve kabul ortaya çıkmıştır. Bazı boncuk türlerinin, çeşitli renklerin, birtakım baharatların, bazı düğüm şekillerinin, kolye ve yüzük türü eşyaların, vücuda yapılan dövmelerin, at nalı gibi metallerin ve muska türü şeylerin insanları ve hatta hayvanları nazardan koruyacağına inanılmıştır.

Kültürümüzde de oldukça yaygın bulunan nazar boncuğu türünden eşyaların insanı koruma anlamında bir etkisinin olması söz konusu olmadığı gibi insanların kendi elleri ile yaptıkları bir boncuktan medet ummalarının, İslam ile bir ilgisinin olması da söz konusu değildir. Bu tür inanç ve kabuller dini bir temeli olmayan ve aynı zamanda yalnız Allah’a güvenip dayanması ve yalnız O’ndan güç alması gereken kulu, aslı esası olmayan şeylere yönlendiren hurafelerdir.

Kur’an’daki bazı ayetlerin, doğrudan olmasa da dolaylı olarak nazara işaret ettiğine yönelik anlayışlar görmek de mümkündür. Oysa bu konuda en fazla örnek verilen ayette, hiç de iddia edildiği türden bir nazar değmesi olmadığı görülmektedir. Bu ayet Allah tarafından gelen ve peygamberimiz tarafından insanlara ilan edilen vahyin hakikatlerini içlerine sindiremeyenlerin içten içe duydukları kıskançlık ve nefret sebebiyle ellerinde olsa peygamberimizi yere yıkıp öldürmeye yeltenecekleri ancak bir şekilde buna cesaret edemedikleri için bu arzularının bakışlarından anlaşıldığını haber vermektedir.

Kur’an’da nazar duası diye bir dua yoktur. Bazı kişiler örnek verilen Kalem Suresi’nin 51. ayetini nazar duası olarak kabul etmişlerdir. Bunun yanında birtakım rivayetlere dayalı olarak İhlas, Felak ve Nas Sureleri ile Bakara Suresi’nin 255. ayeti olan ve Ayetü’l-Kürsî olarak ifade edilen sure ve ayetlerin de nazara karşı korunma oldukları iddia edilmişse de bunların hiçbirinin Kur’an’da temeli bulunmamaktadır. Allah’ın ayet ve sureleri insanların manevi dünyaları için bir korumadır. Gerçekliği bulunmayan nazar değmesi türü inançlar için harici bir koruma olması da söz konusu değildir. İnsan Allah’ın vermiş olduğu aklı ve imkânları kullanıp elinden geleni yaptıktan sonra Allah’a güvenip sığınır. İnsanı ancak Allah gerçek anlamda koruyabilir.

Kur’an’daki nazar kelimesinin kullanımı ise zannedilenden çok farklı, son derece anlamlı ve önemlidir. İnsanın hem kendi yaratılışına, hem diğer canlı cansız her şeyin yaratılışına nazar etmesi yani bakması ve Allah’ın benzersiz sanatından ibret alması gerekir.

Emre Dorman