Peygamberler günahsız mıdır? Peygamberler hata yapar mı? | Ansiklopedi

Peygamberler günahsız mıdır? Peygamberler hata yapar mı?

islam soru fetva yorum

Peygamberlerin “sıdk”, “emanet”, “fetanet”, “ismet” ve “tebliğ” olmak üzere beş temel özelliği vardır. “Sıdk” peygamberlerin doğru olmaları; “emanet” güvenilir olmaları; “fetanet” akıllı, zeki ve uyanık olmaları; “ismet” günah işlememeleri ve günahtan korunmuş olmaları; “tebliğ” ise Allah’tan aldıkları buyrukları ve yasakları insanlara eksiksiz iletmeleri demektir.

Peygamberler hayatlarının hiçbir döneminde küfür, şirk veya inkâr içerisinde olmamışlar ve kasten günah işlememişlerdir. Fakat insan olmalarından dolayı Rabbimizin kullarına örnek olmaları için peygamberlerin küçük hataları (zelle) Kur’an’da insanlara bildirilmiştir. Hz. Âdem’in yasak ağaca yaklaşması, Hz. Musa’nın kastı olmaksızın bir adamın ölümüne sebep olması, Hz. Yunus’un tebliğ bölgesini terk etmesi Kur’an’da zikredilen peygamber zelleleridir. Bunlar peygamberlerin derecesine zarar vermez. Çünkü hiçbir peygamber zellesinde, küçük hatalarda ısrar etmemiştir.

Kur’an’da Abese suresinin inmesine vesile olan olay da, Peygamberimizin zellesine bir örnektir. Bir gün Peygamberimiz putperest önderlerin ikna edilmesi hâlinde onları izleyen halkın İslam’ı daha kolay benimseyecekleri düşüncesiyle onlarla konuşmaktaydı. Putperest liderlerden birine İslam’ı anlatırken yanlarına âmâ sahabi Abdullah b. Ümmü Mektûm geldi. Efendimiz (s.a.s.) belli bir kıvama getirdiği sohbetini kesmek istemediği için Abdullah’ın (r.a.) gelişinden rahatsız olmuş, memnuniyetsizliği yüzüne yansımıştı. Aslında âmâ olan bu sahabinin söz konusu durumdan haberi olmamıştı. Fakat Allah Teâlâ, peygamberini sitemli bir ifadeyle uyaran Abese suresinin ilk ayetlerini indirdi. Bu ayetlerle Hz. Peygamber’in müminlere verilecek emeğin daha verimli olacağını, öğüdün kime fayda vereceğini kesin olarak bilemeyeceğini­ ve topluluğun ileri gelenlerinden sorumlu olmadığını bildirdi.46 Bundan etkilenen Hz. Peygamber’in, daha sonra zaman zaman Abdullah’ı gördüğünde, “Kendisinden dolayı Rabbimin beni azarladığı şahsa merhaba!” diyerek ona iltifatta bulunduğu rivayet edilmektedir. Bu olayda kasti ve ısrarcı olunan bir günah bulunmayıp, tekrar edilmeyen bir hata için uyarı yer almaktadır.