amerika gazete oku en yeni haberler teknoloji haberleri

Sıkıntıdan kurtulmak için edilecek dualar nedir? Sıkıntılı zamanlarda hangi dualar edilir?

Sahabeden Abdullah ibn Abbas (r.a.) diyor ki; Peygamberimiz (s.a.s.) sıkıntılı zamanlarda şöyle dua ederdi:

Okunuşu: “Lâ ilâhe illâllâhü’l-‘azîmü’l-halîm.

Lâ ilâhe illâllâhü Rabbü’l-‘arşi’l-‘azîm.

Lâ ilâhe illâllâhü Rabbü’s-semâvâti ve Rabbü’l-ardi ve Rabbü’l-‘arşi’l-kerîm.”

Anlamı: “Büyük ve halim olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın sahibi Allah’tan başka ilâh yoktur. Göklerin, yerin ve kıymetli Arş’ın Rabbi olan Allah’tan başka ilâh yoktur.”

Sahabeden Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a) der ki; Peygamberimiz (s.a.s.)’in şöyle dediğini duydum:

“Ben bir kelime biliyorum ki, kim onu söylerse mutlaka aydınlığa çıkar. O da kardeşim Yunus’un şu duasıdır

Okunuşu: “Fenâdâ fi’z-zulümâti en lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.”

Anlamı: “Karanlıklarda (balığın karnında, denizin derinliklerinde, gecenin karanlığında) Yunus şöyle dedi: Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, seni her çeşit kusurlardan tenzih ederim. Ben nefsime zulmedenlerdenim.”

Peygamberimiz (s.a.s.) sözlerine devamla; “Bununla dua edip de Allah’tan karşılığını görmeyen hiçbir Müslüman yoktur”, buyurmuştur. (Tirmizî,De’avât, 85)

Sahabeden Ebû Said el-Hudrî (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) bir gün Mescid’e girdi. Orada Ensâr’dan Ebû Ümâme (r.a.) ile karşılaştı. Ona; “Ey Ebû Ümâme! Niçin seni namaz vakti dışında Mescid’de oturmuş görüyorum?” diye sordu. O da; “Peşimi bırakmayan sıkıntı ve borçlar se-bebiyle ey Allah’ın Resûlü!” diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.); “Sana bazı dualar öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah senden sıkıntını giderir ve borcunu ödersin.” “Evet, ey Allah’ın Resûlü! Öğret!” dedim. “Öyleyse, akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku” dedi.

Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike mine’l-hemmi ve’l-hüzni.

Ve e’ûzü bike mine’l-‘aczi ve’l-keseli.

Ve e’ûzü bike mine’l-cübni ve’l-buhli.

Ve e’ûzü bike min ğalebeti’d-deyni ve kahri’r-ricâli.”

Anlamı: “Allah’ım! Üzüntüden ve kederden sana sığınırım.

Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun beni alt etmesinden ve insanların kahrından sana sığınırım.”

Sahabeden Ebû Ümâme; “Ben bu duayı yaptım, Allah benden tasa ve sıkıntımı giderdi, borcumu ödemede kolaylık ihsan etti.” demiştir. (Buhârî,De’avât, 35, 39; Ebû Dâvud, Salât, 367)

 Sahabeden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.s.)’ı bir şey üzecek olsa şu duayı okurdu:

Okunuşu: “Yâ Hayyü yâ Kayyûm! Bi rahmetike esteğîsü yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm.”

Anlamı: “Ey diri olan, ey Kayyûm olan Rabbim! Rahmetin adına yardımını talep ediyorum, ey celal ve ikram sahibi (Allah’ım!)” (Tirmizî,De’avât, 99; Hâkim, Dua, 1, 509)

Yukarıdaki rivayetin ikinci kısmı, Resûlullah’ın dua adabıyla ilgili bir tavsiyesini içermektedir. Buna göre: “Ey celâl ve ikram sahibi Allah’ım! Duamı kabul et!” şeklindeki yakarış, Yüce Peygamberimiz (s.a.s.)’in sıkça söylediği ve bizim de her zaman söylememizi istediği bir duadır.

Sahabeden Abdullah ibn Mes›ud (r.a.) demiştir ki; Kimin sıkıntısı artarsa şu duayı okusun

Okunuşu: “Allâhümme innî ‘abdüke, vebnü ‘abdike, vebnü emetike.

Ve fî kabdatike. Nâsiyetî bi yedike. Mâdin fiyye hukmüke. ‘Adlün fiyye kadâüke.

Es’elüke bi küllismin hüve leke semmeyte bihî nefseke. Ev enzeltehû fî kitâbike. Ev’iste’serte bihî fi meknûni’l-ğaybi ‘ındeke en tec’ale’l-Kur’âne rebî’a kalbî ve celâe hemmî ve ğammî.”

Anlamı: “Allah’ım! Ben senin kulunum, kulunun oğluyum, senin kudretinin altındayım, varlığım senin elindedir. Hakkımdaki hükmün geçerlidir. Hakkımda verdiğin hüküm adaletlidir.

Kendine verdiğin veya kitabında indirdiğin ya da senin katında bulunan gayb hazinesinden seçtiğin isminle Senden Kur’ân’ı kalbimin baharı yapmanı, sıkıntı ve kederlerimin giderilmesini dilerim.”

Bu duayı okuyan her kulun gam ve sıkıntısını Allah gidermiş, yerine ferahlık vermiştir.”

Kur’ân’ı, kalbin baharı kılmasını istemek, kalbin hoşlanacağı, ferahlık duyacağı, zevkle okuyacağı şey kılmasını istemektir. Zira kalp, baharda ferahlar, o mevsimden memnun kalır, ondan ayrılmak istemez.

Hz. Ebû Bekir (r.a.), Peygamberimiz (s.a.s.)’in, sıkıntıya düşenlerin şöyle dua etmelerini tavsiye ettiğini bildirmiştir:

Okunuşu: “Allâhümme rahmeteke ercû, felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete ‘aynin. Ve aslih lî şe’nî küllehû. Lâ ilâhe illâ ente.”

Anlamı: “Allah’ım! Rahmetini umarım. Beni göz açıp yumacak kadar da olsa nefsime bırakma. Bütün işlerimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur.”

Sahabeden Abdullah b. Cafer (r.a.), Hz. Ali (r.a.)’nin şöyle dediğini rivayet eder: Peygamberimiz (s.a.s.), bana şu kelimeleri öğretti ve başı-ma bir sıkıntı ya da zorluk geldiği zaman bunları okumamı emretti:

Okunuşu: “Lâ ilâhe illâllâhü’l-kerîmü’l-‘azîmü.

Sübhânehû tebâreke’llâhü Rabbü’l-‘arşi’l-‘azîm.

Elhamdü lillâhi Rabbi’l-‘âlemîn.”

Anlamı: “Kerem sahibi ve ulu olan Allah’tan başka ilâh yoktur. O’nu her türlü eksiklikten tenzih ederim. O, ulu Arş’ın Rabbidir. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.”